Social Icons

Pages

24 Haziran 2026 Çarşamba

Bitik Adam Kitap Degerlendirmesi

 

Bitik A dam kitabini 16 Haziran 2026 da bitirdim .Kitap  bir hikaye uzerinden  insanin etrafındaki bir dahiden nasil olumsuz  sekilde etkilenebileceğiniz çok güzel bir kurguyla anlatıyor. İnsanın mükemmellik pesinde koşarken neleri kaybedebileceğini çok güzel anlatıyor.





Bitik Adam kısaca şunu anlatır:

Mozarteum’da piyano eğitimi alan üç genç müzisyen vardır:

Glenn Gould, Wertheimer ve adsız anlatıcı.

Bir gün Gould’un olağanüstü yeteneğini duyunca diğer ikisi onun seviyesine asla

ulaşamayacaklarını fark eder. Bu durum özellikle Wertheimer’ı psikolojik olarak yıkar.

Müziği bırakır, hayatı giderek çöker. Anlatıcı ise geri çekilip yalnız bir gözlemciye

dönüşür.

Roman aslında:

* deha karşısında ezilmeyi,

* kendini başkalarıyla kıyaslamayı,

* başarısızlık korkusunu

anlatan karanlık bir iç monologdur.

Thomas Bernhard, romanda gerçek kişilerle hayali karakterleri bilinçli şekilde

karıştırıyor:

* Glenn Gould → gerçek

* Vladimir Horowitz → gerçek

* Mozarteum University Salzburg → gerçek

* Wertheimer → hayali

Ama Wertheimer o kadar gerçekçi yazılmıştır ki birçok okuyucu onun gerçekten yaşamış

biri olabileceğini düşünür. Bernhard bunu özellikle ister. Çünkü romanın etkisi, “gerçek

ile kurmaca arasındaki sınırın bulanıklaşmasından” gelir.

Wertheimer aslında bir tür sembol gibidir:

* üstün yetenekle karşılaşınca çöken insanı,

* kendini sürekli başkalarıyla kıyaslayan zihni,

* sanatın insanı yüceltebildiği kadar yok da edebileceğini

temsil eder.

Romandaki “Bitik Adam” lakabı da zaten ona yöneliktir. Glenn Gould’un olağanüstü

yeteneğini gördükten sonra kendi müzisyen kimliğinin çöktüğüne inanır. Bernhard

burada sadece müziği değil, şu düşünceyi anlatıyor:

Bazı insanlar için “çok iyi olmak” yetmez; en iyi olmadıklarında hayat anlamsızlaşır.

Bu yüzden roman birçok kişiye sadece müzik romanı gibi değil, varoluşsal bir psikolojik

roman gibi gelir.

Bernhard üç karakterle üç farklı tepki gösteriyor:

Glenn Gould

Saf deha gibi sunulur.Jun 16, 2026 at 11:35 AM

Gerçekten de onun kendi mutsuzlugu içinde mutsuz oldugunu söyleyebilirim,

ama mutsuzlugunu

ansizin kaybedecek ya da bir anda elinden alinacak olsaydi, daha da mutsuz olurdu, bu

da öte yandan onun aslinda mutsuz olmadginin, mutsuzlugu nedeniyle ve mutsuzlugu

ile de olsa mutlu oldugunun kaniti olurdu, diye düsündüm. Birçok kisi, mutsuzlugun

derinliklerine battigi için aslinda mutludur, diye düsündüm ve kendi kendime

Wertheimer'in herhalde ashnda mutlu oldugunu, çünkü mutsuzlugunun hep bilincinde

oldugunu, mutsuzlugundan sevinç duyabildigini söyledim.

Bu düsünce bana birden hiç de saçma görünmedi, yani mutsuzlugunu benim bilmedigim

herhangi bir nedenden ötürü kaybedebilecegi korkusu yüzünden Chur ve Zizers'e

gitmis ve orada kendini öldürmüstü. Büyük olasihkla biz aslinda mutsuz insan diye bir

sey olmadigindan yola çıkmalıyız,diye düşündüm çünkü çoğu kişiyi biz mutsuzluklarını

elinden alarak mutsuz kılarız.

Kitap hakkında benim verdigim puan 7,5 /10


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

Yaşar ERKAN

Yaşar ERKAN
 
Blogger Templates